Şu an bulunduğum yerden uzakta olmayan bir ilgiyle başlamak istiyorum: hayat akıyor ve ben onu daha anlamlı kılan paylaşımları arıyorum. Burada yazarken bir arkadaşlık kadar güven veren, belki zamanla sevgiliye dönüşebilecek bir bağ kurmayı hedefliyorum. İletişimin sıcaklığı, samimiyetin yapaylıktan uzak olması benim için en önemli detaylar arasında.

Kişisel küçük ritüellerimden biri makyajla kendimi ifade etmek. Hazırlık anını bir yük olarak görmüyorum; bana göre bu, ruh halimi yansıtan bir dokunuş ve kendimi iyi hissetmenin yolu. Detaylara gösterdiğim özen, hem günlük hayatımda hem ilişkilerimde benim için belirleyici oluyor. Hafta sonlarında canlı müziğin temposuna kaptırıp, kalabalık içinde bile o şarkının beni bir anda başka bir yere götürdüğünü hissediyorum.
Bir başka tutkumu ise koşu ile buluyorum: adımlarım düşüncelerimi netleştiriyor, stresleri dağıtıyor. Tempolu ya da sakin temponun arasındaki dengeyi kurarken, her an kendim için bir şey yaptığımın farkına varıyorum. Bu benim için bir ritüel, bir tür kendime saygı göstergesi.
Aklımdaki mizah ise günlük hayatın ağır temposuna karşı bir sığınak. Zeki esprileri ve hafif absürt komediyi seviyorum; kahkahalarını paylaşabildiğin birini bulmak, birlikte gülmenin hem anlık hem de uzun vadeli yakınlıklar getirdiğini gösteriyor. Film seçimlerinde de bu ortak ritimi sürdürmek isterim: Sen tercihini yap, ben atıştırmalıkları ayarlayayım; bir dahaki sefere ben seçimde sürpriz yaparım.
İşte ben, sakin ama net bir özgüvene sahip biriyim. Söz verdiğim konularda güvenilir olmaya çalışırım; nazik olmak ise benim için bir ekstra değil, standart davranış. Dürüstlük ararım, ama nezaketi elden bırakmadan; aşırı drama veya kıskançlıkla yorulmam. Karşımdaki kişiyle konuşarak çözülebilen, empati kurabilen ve birlikte gelişmeye açık bir bağ kurmayı isterim.
Kendini bilen, saygılı ve mizahı olan biriyle karşılaşmak; hayatın küçük mutluluklarına ortak olmak en büyük dileğim. Mükemmel arayışında değil, gerçek ve samimi bir bağ kurmayı hedefliyorum. Bir sohbetle başlayan güzel bir hikâyenin zamanla en özel anlara dönüşmesini umuyorum.
Eğer Kurtköy’e yolun düştüyse, canlı müzikte gözler parlıyorsa ve komedide kahkahayı saklamayan bir bakış arıyorsan, belki bu mesaj tesadüf değildir. Bana kendinden bahset: En son hangi şeye gerçekten güldün, canlı dinlemek istediğin bir şarkı var mı, koşu mu yürüyüş mü? Kim bilir, belki de güzel bir hikâyenin ilk cümlesi şu satırlarla başlar.