Gün içerisinde dengeyi ve huzuru arayan biri olarak hayata bakışımı sade ve gerçekçi bir dilden aktarırım. Kendimi rakamlarla ifade etmek yerine, bakışlarımın sıcaklığı ve kelimelerin seçimiyle özümün izini sürerim.
Bazen kalabalık içinde sessizce gözlem yaparım; bazen bir şarkının sözlerinde kendimi bulurum. Büyük heyecanlar yerine, sabah kahvesinin ilk yudumunu ve akşamüstü yürüyüşlerinin serin rüzgarını daha çok değerli bulurum. İnsan ilişkilerinde aradığım en önemli şey samimiyettir; yapmacık cümleleri hemen çözer, gerçek bir gülüşte, içten bir iltifatta ve birinin gözlerindeki yorgunlukta anlam bulurum.
İnsanları rahatlatan bir yönüm olduğuna dair sözler duyarım. İçime sinen bir beğeniyle ve doğal bir şekilde konuşmalar yapmayı tercih ederim; çünkü olduğum gibi kalabildiğim anlarda kendimi en iyi şekilde hissederim. Kendini olduğundan eksik ya da fazlasıyla göstermeden var edebilen insanlar benim için değerlidir. Birinin yanında “kendim” kalabildiğim her an, bana ev hissi verir.
Günlük yaşamımda dengeyi korumak benim için öncelikli: sorumluluklarımı takip ederken kendime nefes alma alanları da tanırım. Uzun yürüyüşler, bazen spor amacıyla bazen yalnızca zihnimi toplamak için benim rutinimdir. Kitaplar hayatımdaki köprülerdir; kimi zaman bir romanın içine sürüklendiğim, kimi zaman tek bir paragrafta kendimle yüzleştiğim anlar olur.
Yeni yerler keşfetmekten keyif alırım; fakat keşim, tipik bir check-list yerine daha sakin ve özel anlarda saklıdır: güzel bir kahvaltı mekanında sabahı karşılamak, sakin bir sahilde yürümek, basit bir sergi veya hiç düşünülmemiş bir sokak köşesi beni büyüler. Hayatı tüketmek yerine yaşamayı tercih ederim; bir ilişkiye dair en temel ve değerli hayalim ise güvendir.
Pendik’te yaşadığım için lokasyon da benim için önemlidir. Drama yerine istikrarlı ve değerlerine bağlı bir bağ kurmak isterim. Sevgi benim için gösterişli sözlerden çok, süreklilik ve yakınlık demektir. “Bugün nasılsın?” sorusunu zarifçe sormak, yorulduğunda omuz vermek ve yan yana yürürken bile huzur bulabilmek benim için anlamlıdır. İki kişinin birbirine katkı sağlayabildiği bir birlik kurmak istiyorum; saygıyı kaybetmeden gülümsemenin çoğaldığı bir “biz” fikri beni heyecanlandırır.
Burada tanışacağım kişinin kalbinin kibarlığa açık, iletişimi es geçmeyen ve kendini geliştirmeyi isteyen biri olması benim için önemli. Yaşadığım bölgenin yakınlığı da göz önünde; merakı olan, empati kurabilen ve basit şeylerin kıymetini bilen birini arıyorum. Çünkü inanırım: iyi bir ilişki, iki kişinin birbirini tamamlama zorunluluğu değildir; birbirinin hayatını daha yaşanır kılan bir ortaklık kurmaktır.
Eğer siz de derinleşen ve samimi sohbetlerin yavaş yavaş büyümesini seviyorsanız, birinin gözlerinin içine bakıp burada iyi bir şey var dedirtiyorsanız, tanışalım. Bir kahve, kısa bir yürüyüş ya da sadece içten bir mesajla başlayabiliriz. Bazen en güzel başlangıçlar en sakin cümlelerden doğar.